Tek suçlu millet olmasın!

tarafından
402

İnanılır gibi değil. Ülke Covid-19 salgını ile ilgili tehlikeyi henüz atlatamamışken, yeniden yükselişe geçtiği aşikar şekilde bilinen ,görülen salgın ile ilgili siyasi iradenin aldığı en büyük önlem vatandaşa yapılan “ Maske takın ,sosyal mesafe kurallarına uyun” uyarıları. Ha bir de ,çeşitli hastanelerden sızan hasta sayısı ile sağlık örgütlerinden yapılan  vaka sayısı ile ilgili açıklamaları yalanlamak.

Hani derler ya “ Allah koruyor” gerçekten durum o. Ne yazık ki siyasi irade baştan beri gerçekten ciddi önlemler alma konusunda çok;ama çok yetersiz kaldı. Umre’den gelen insanların kontrolsüz bir şekilde yurda dağılmasının yanında, vaka görülen iş yerlerinde dahi üretime ara verilmemesi, içişleri bakanının birkaç saat öncesinden sokağa çıkma yasağını duyurması , tek kişilik basın açıklamalarına izin verilmezken Ayasofya şovu , AVM’lerin  son sürat hizmete devam etmesi,  bayram kutlamalarına bir kısıtlama getirilmemiş olması, sahillerin denetimsiz olması gibi gelişmeler  salgının yeniden yükselişe geçmesine neden oldu.

Bütün bu gelişmelere rağmen hala ciddi bir önlem alınmadığı gibi okulların açılacak olmasıyla tehlikenin kapıları sonuna kadar aralanıyor. Bu ülke insanının canı bu kadar mı ucuz? Bu kadar mı değersiz?

Ne yapılmak isteniyor? Ölen ölsün kalan sağlar bizimdir mi deniyor? Yoksa büyük bir salgın ülkedeki  tüm sorunları  unutturur, ortada ne ekonomik kriz kalır, ne de siyasi kriz diye mi düşünülüyor? Ne sistem tartışılır, ne de siyasi irade, herkes canının derdine düşer  mi  deniliyor?

Milli Eğitim Bakanı  “Okullar açılmasın.” demek; maskesiz sokağa çıkmak, mesafesiz yaşamak ve hiçbir tedbiri umursamamak kadar basit. Dışarıya adım atan herkes, 18 milyon öğrencinin sorumluluğunu omzunda hissetmek zorunda… Lütfen, tedbir alalım.” Diyor…

Sağlık Bakanı Sosyal medya hesabından ”  “Covid-19 nedeniyle hastaneleri dolu bir ilimiz, hatta kapasitesi tamamen dolu hastanemiz yoktur. İddialar asılsızdır. Bu asılsız iddiaların sahipleri, hastaneler doluymuş gibi tedbir alsın. İddiaların topluma belki bu şekilde yararı olur.” Diyor…

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü ” Türkiye’de virüsü taşıyan ve bulaştıran 250 bin kişi var” . “Maalesef salgın hız kesmediği gibi artıyor. Önümüzdeki günlerde bayrama ait bulaş zincirinin etkileri de muhtemelen eklenecek. Artışın devam edeceği konusunda endişeliyim.” Diyor…

Kime inanalım şimdi? Sağlık örgütlerine mi? Bilim Kurulu üyelerine mi? Hükumet kanadına mı?  En iyisi sağlık örgütlerinin açıklamalarını dikkate alalım, Bilim Kurulu Üyelerinin sözüne uyarak , kendi başımızın çaresine bakalım. Nasılsa sonuçta kabak bizim başımıza patlayacak…