Yerel seçimlerdeki başarısızlığı bir şekilde telafi ederiz diye düşünen cumhur ittifakının hamleleri boşa çıkmaya devam ediyor. Kaybedilen büyükşehir belediyelerini zora düşürme, iş yapamaz hale getirme çabaları millet ittifakı ile kazanan büyükşehir belediyelerinin gücüne güç katıyor. Bir de üzerine Ankara, Adana, İstanbul, İzmir gibi büyükşehir belediyelerinin başarılı çalışmaları eklenince cumhur ittifakı bu şehirlerde hızla eriyor.

Son dönemlerde gerek Cumhuriyet Halk Partisi’ne, gerek İYİ Partiye, gerekse GELECEK Partisi ile DEVA Partisi’ne yapılan eleştirilerin dozunun artması kimi zaman da hakaret ve tehdit şekline dönüşmesinin nedeni bu.
Sert eleştiriler, ardından hakaretler, tehditler, devlet gücünü kullanma gibi yöntemler AKP’nin her seçim öncesi dönemde başvurduğu ve sonuç aldığı yöntemler; ancak son yerel seçimler gösterdi ki artık bu yöntem işe yaramıyor.
HDP’li Belediyelere kayyım atadıkça HDP’nin oy oranı artıyor. Eski yol arkadaşları DEVA Partisi’ne, GELECEK Partisi’ne yüklendikçe Ahmet Davutoğlu’nun, Ali Babacan’ın oy oranı artıyor. Oklar İYİ Partiye, CHP’ye yönelince millet ittifakı daha da güçleniyor. Bunun son örneğini İzmir’de önceki dönem CHP il Yöneticisi Banu Özdemir’in, Adana’da CHP Yüreğir Gençlik Kolu Başkanı Eren Yıldırım’ın tutuklanmasında gördük. Bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından terörist olmakla suçlanarak hedef gösterilen iki genç oluşan kamuoyu tepkileri nedeniyle kısa sürede tahliye edilmek zorunda kaldı. Kısacası AKP’nin bildik yöntemleri artık AKP’ye puan kazandırmıyor.
Covid-19 salgını sürecinde yakaladıklarını düşündükleri küçük bir yükselişi erken seçim zaferine dönüştürme çabası ile yaptıkları bildik hamlelerden, başvurdukları tanıdık yöntemlerden şimdilik vazgeçmiş görülmelerinin nedeni de bu durum. Ne yaparlarsa yapsınlar çıkış yakalayamıyorlar. 2023’den önce seçim yok söylemlerine dönmelerinin asıl nedeni bu…
