Onlara göre iktidarın yanlış tutum ve eylemlerini eleştirmek ihanet ile eş anlamlı. Keza Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eleştirilme nedeni ise tamamen kişisel düşmanlıktan kaynaklanır. İktidar yanlış yapmaz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hiç yapmaz…
Örneğin Elif Şafak “sanatçılara sansür uygulanıyor” diyerek ihanetini ortaya koymuş bulunuyor; bu güruha göre. Hükümetin hemen hiçbir icraatını beğenmeyen Bekir Coşkun’da… Bazen çok sert, bazen de mizahi eleştirileriyle tanınan Yılmaz Özdil’in de farkı yok; ikisinden. Emin Çölaşan zaten kadrolu eleştirmen. Can Dündar ile Erdem Gül mahkeme kararıyla ha tescillendi, ha tescillenecek. Bir meşhur dağcımız Nasuh Mahruki kalmıştı, o da bugün Türkiye’nin manşetlerinde. ( Türkiye Gazetesi)
Huzur ve güveni sağlayacağız, komşularımızla ilişkilerimizi geliştireceğiz, güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam edeceğiz demelerinin ardından, üstelik hükümet kurulmadan komşumuz Rusya’nın uçağını düşürdük. Hükümet kuruldu artık huzur sağlanır derken güneydoğu da olaylar patlak verdi. Herhalde şimdilik iki üç il, üç beş ilçe boşaltılmış durumda.
Asgari ücrete zam, taşerona son dediler; taşeron işçiler maaşlarını alamadıkları için sokaklara döküldüler. Ekonomimiz en parlak dönemini yaşayacak dediler, dolar üç liraya dayandı. Demokrasiyi geliştireceğiz dediler, seçimin hemen ardından başkanlık sistemini dayatmaya başladılar. Gazetecileri tutukladılar, eğitimcileri gözaltına aldılar. Konu komşu kim varsa hasım olduk. Ülke kan gölüne döndü. Ekonomi hepten bozuldu.
Meclis açıldı, toplantılar başladı. Serzenişleri de… İhanetler diz boyuymuş. Putin’e karşı bile birlik olunamıyormuş. Zaten milli de değilmiş muhalefet. Bütün dertleri Recep Tayyip Erdoğan’mış. Ne denirdi böylelerine ? Dilimin ucunda söylesem mi, söylemesem mi? Yazsam mı,yazmasam mı? Gerçi söylesem de, söylemesem de,yazsam da ,yazmasam da siz anladınız onu…


