Nereye dönerseniz yüzünüzü, ölüm görüyorsunuz. Suriye’de korumaya çalıştığımız, korumak isterken şehitler verdiğimiz cihatçı örgütler şimdi İdlib çevresinde askerlerimizi şehit ediyor. Libya’da bizi hiç mi hiç ilgilendirmeyen bir iç savaş yüzünden Mehmetçiklerimiz şehit oluyor. Ülkemizde açlık, yokluk intiharları derken şimdi de yenikorona virüs (COVID-19) belası can alıyor, görünüşe bakılırsa can almaya da artarak devam edecek.
Tabii bir şey ima etmeye çalışmıyorum, birilerini de suçlamıyorum. Böylesine zor günlerde suçlu bulmak kolay; ama dile getirmek zor. Bir anda vatan haini oluverirsiniz. Onun için biz suçluların kim olduğunu biliyoruz ve çok çok önceden de kimler olduğunu ilan etmiştik.
Öyle ya! Kendiliğinden gelinmedi bugünlere. Birçok işaretler vardı. Kötü olmadığımız ülke, kavga etmediğimiz komşu kalmadı. Bizim olmayan savaşlar için askerlerimiz kimi zaman komşu sınırlarımıza, kimi zaman da dünyanın öbür ucuna gönderildi. Asker bunlar, pikniğe gönderilmedi ki. Şehit haberlerinin geleceğini bilmek için kâhin olmaya gerek yok.
Yeni Koronavirüs Çin’de ortaya çıktı, hızla yayılmaya başladı. Şu an bilinen aşısı, tedavisi yok ya da açıklanan diyelim. Ama korunmanın yolları, yayılmasının engellenmesinin yolları biliniyor. Uğradığı ülkelerde insanlara verecek olduğu zararın yanı sıra ülke ekonomilerinde yaratacağı tahribatlar da biliniyor. Ve tabii ki insanları da, ekonomileri de koruyacak yöntemler de biliniyor.
Peki, biz biliyor muyuz nasıl korunacağımızı? Biliyorduysak, neden önlem almadık ya da önlem almaya başlamakta neden çok geç kaldık? Binlerce insan Umreye gönderilmiş ve bu insanlar kontrolsüz olarak yurda dönüp dağılmışlar. Karantinaya aldıklarımıza bile sahip çıkamıyoruz, kaçıyorlar karantinadan. İran, Irak, Suriye sınırlarımızdan ise ülkemize giren girene…
Ne olacak şimdi? Hadi kapandık evlere! Sonra ne olacak? Kepenk kapatan esnaf kaç gün dayanabilir? Günü birlik çalışarak evine ekmek götüren insanlar ne yapacak? Zorla ücretsiz izne gönderilen ya da işten çıkarılan insanlar ne olacak? Ya işsizler, onlar açlıktan mı ölecek?
Gerçi haksızlık etmeyelim; AKP’li Cumhurbaşkanı açıklamıştı. Konut alımlarında peşinat oranları düşürülmüş, taksit sayıları arttırılmıştı. Uçak biletlerinde ve konaklama ücretlerinde de sanırım vergi oranları düşürülmüştü. Ha bir de 65 yaş üstü insanlara kolonya, maske mi dağıtılacaktı? Öyle bir şeyler yapılacaktı işte paniğe gerek yok… Evde kalmaya devam…

