Libya’da güçlü bir askeri varlığımız yok

tarafından
337

Davos Zirvesi’nde konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkiye’nin Libya’da güçlü bir askeri varlığı yok” demiş,  ardından da  ‘Herkes herhangi ek bir askeri güç göndermemekte hemfikir. Bu arada bizim personelimiz eğitim için orada’ diye de eklemiş. Yakında “ Aslında bizim personelimizin Libya’da bulunmasının, Libya’nın iç sorunlarıyla bir alakası yok, biraz eğitim, biraz da tatil için oradalar derse hiç şaşırmayın.

Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi yanlıştı, Suriye’de çatışan muhalif gruplardan göndermesi ise tam bir felakete dönüşebilir. Her şeyden önce şu an ülkenin sadece yüzde on beş ile yirmisi arasındaki bir alanı denetim altında tutan sözde resmi hükumet meşru değildir, neden değildir? Çünkü karşısında ülkenin yüzde seksenini denetim altında tutan bir muhalefet gücü var; yani Hafter ve onu destekleyen milisler var. Bunların arkasında da dolaylı şekilde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Mısır, Rusya, Fransa, Katar ve İtalya var.  Yani öyle kolay yutulur lokma değil Hafter.  Ve Hafter başta olmak üzere, Hafteri destekleyen hiç kimse Türkiye ile Türkiye’nin getirdiği silahlı grupları Libya’da görmek istemiyor.

Nitekim Hafter ateşkes ile ilgili, ön koşulun Türkiye’nin olmadığı bir uluslararası komisyon oluşturulması ve Türkiye’nin Libya’dan ayrılması olduğunu açıklamıştı. Bugün de Hafter milisleri Trablus’un dünyaya açılan kapısı Mitiga Havalimanı’nı grad füzeleriyle 6 kez vurdu.  Ayrıca Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Mısır’da katıldığı bir televizyon programında, Berlin’de düzenlenen Libya başlıklı uluslararası konferans ve Türkiye’nin Libya’daki politikalarıyla ilgili söyledikleri açık bir uyarı niteliğinde. Gayt, Türkiye’nin Libya müdahalesinin ülkedeki durumu karmaşık hale getirdiğini ve Libya dışına sıçrayacak bölgesel çatışmalara yol açabileceğini ileri sürdü.  Yani bir anlamda çatışmaların sürmesinden ve yayılmasından Türkiye’nin sorumlu olacağını dile getirdi.

Anlayacağımız sular iyiden iyiye ısınmaya başladı ve giderek yalnızlaşıyoruz. Daha öncede defalarca yazdığımız gibi Türkiye’nin önceliği Libya’da iş başında olan İhvancı hükumeti korumak değil, açlarını doyurmaktır. İşsizine iş bulmak, çalışanının yaşam kalitesini yükseltmektir.  Libya’da bir sorun olduğunu düşünen BM sorumluluk almalıdır. Asker gerekiyorsa BM göndermelidir Türkiye değil.