
Gerçek çatışmalar henüz başlamadı
Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna, Suriye’nin kuzeyine dönük başlattığı operasyon sonrası tüm dünyadan tepkiler yükselirken, özellikle bölge ülkelerinden sert açıklamalar peş peşe gelmeye başladı. Hemen hepsinin ortak fikri Türkiye operasyonlara derhâl son vermelidir.
Operasyon yapılan toprakların sahibi Suriye “ Türkiye topraklarımızı işgal etmiştir “diyor. Suriye’nin müttefiki Rusya “Türkiye’nin operasyonları kabul edilemez” diyor. Türkiye’nin müttefiki ABD “Türkiye işgalci durumdadır, savaş suçları işlenmesine müsait ortam oluşmuştur, operasyonlara derhal son vermelidir” diyerek yaptırım kararlarını peş peşe sıralıyor. İran Cuma hutbelerinde bile Türkiye’yi işgalci ilan etti, derhal harekât durdurulmalıdır dedi. AB tavrını açıkladı, üye ülkelere Türkiye’ye silah satışını durdurma çağrısı yaptı, büyük bölümü silah satışını askıya aldı.
Biz ne yapıyoruz? ABD’nin YPG/PYD ile birlikte boşalttığı bölgelere sınırlı operasyon. Bazı köylerin ele geçirildiği, teröristlerden temizlendiği falan söyleniyor. İyi de PYD/YPG güçleri zaten ABD ile birlikte, ABD’nin istediği bölgelere çekildi. Ve çekildikleri bölgeler işaret edilerek, Türkiye’ye de sakın bu çizgileri aşma sonu kötü olur dendi.
Öte yandan Türkiye’nin operasyon yapacağım dediği bölgelerdeki YPG/PYD güçleri de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile anlaştı, Suriye ordu birlikleri bu bölgelere kaydırılmaya başlandı. Ne olacak şimdi? Bütün dünyayı karşımıza almaya devam mı edeceğiz?
Bir de unutulmaması gereken bir şey var; bu bölgelerde henüz gerçek çatışmalar başlamadı. Gerçek çatışmalar başladığı an kan gövdeyi götürür, çok büyük can kayıpları olur. Yazık oluyor geçen zamana, yazık oluyor cana, canlarımıza…
Türkiye bu sorunu en kısa zamanda çözmelidir. Bu da ancak Suriye hükümetiyle, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile masaya oturmakla olur. Toprakların sahibi Suriye halkıdır, Suriye devletidir. Sorun da sadece onlarla çözülür. Bunu anlamak zorundayız artık…

