Bugün 15 Temmuz, yaşanan kara bir gün. Bugün 15 Temmuz masum insanların canına kıyıldığı gün. Nelerin olup bittiği büyük sır olarak kalan gün. Konunun araştırılması, bütün yönleriyle açığa çıkartılması için meclis araştırma önergesi sunan muhalefetin talebi AKP, MHP ortak oylarıyla reddedildikten sonra AKP, MHP tarafından “ Demokrasi ve Milli Birlik Günü “ ilan edilen gün.
Darbe girişimi olabileceği yönünde yabancı istihbarat örgütlerinin( KGB) uyarısına, iç istihbarat örgütlerinin söylemlerine, çeşitli kişi ve kurumların ikazlarına rağmen gereken müdahalelerin zamanında yapılmaması sonucunda birçok masum insan hayatını kaybetti.
Tüm olumsuzluklara rağmen Türk silahlı kuvvetleri kendi imkânlarıyla darbeyi kontrol altına almak üzereyken hatta almışken, olayın birileri tarafından şova dönüştürülmesiyle kitleler kontrolden çıktı. Sözde demokrasi adına sokağa çıkan cumhuriyet düşmanları, Atatürk düşmanları, silahsız askerlere, askeri öğrencilere acımasızca saldırdılar. Kimi askerin boğazı kesildi, kimi asker boğaz köprüsünden atıldı, kimisi de öldüresiye dövüldü. Olayın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen ne kadar askerin, ne şekilde katledildiği, ne kadar askerin kayıp olduğu hala açıklanmadı. Olaylarla ilgili onca görüntüler, fotoğraflar ortalıkta dolaşırken konu hakkında soruşturma dahi açılmadı. Ve o günkü olaylara karışanlar milli kahraman ilan edilip, maaş bile bağlandı. Girişiminin siyasi uzantıları hiçbir şekilde araştırılmadı. Araştırılmadığı gibi muhalefetin bu konudaki çabaları da engellendi.
Sözde darbe girişiminde bulunan fetöcü yapılanmanın gözde adamları ise bugün kabinede, bugün CYİK’de ( Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu) görev başındalar.
Oysa herkes biliyor ki darbe ya da darbe girişimi bir neden değil, sonuçtur. Darbeye ya da darbe girişimine giden yolu açanlar vardır. Örneğin darbe girişimini başlatan komutanlar orduya nasıl sızdı, kimler tarafından korundu, nasıl terfi ettirildi, bulundukları görev yerlerine kimler kanalıyla getirildiler? Bu yapılanmanın siyasilerle olan ilişkileri hangi düzeyde, ne tür? Darbecilerin başı denilen fetö ile AKP hükümetlerinin ilişkileri ne düzeydedir? Bu ve bunlara benzer sorular cevaplanmadığı sürece darbeyi ya da darbecileri lanetlemenin hiçbir anlamı yoktur.

