Burası Müslüman bir ülke diyerek söze başlayan, sözde ellerinden Kur’an’ı, dillerinden Allah’ı düşürmeyen, gerçekte ne din ile ne de Allah ile hiçbir ilgisi olmayan çarpık bir zihniyetin 26 yıl öncesindeki temsilcileri tarafından Sivas’ta Madımak Otelinde insanlık yakıldı.
Her şey açıktı. Sivas’ta belirgin bir provokasyon hazırlığı görülüyordu. Çember sakallı, sarıklı, cüppeli suratlarında şeytani yüz ifadesiyle yabancı insanlar geziyordu sokaklarda. Defalarca uyarıldı emniyet müdürü, jandarma, vali. Gereken önlemler alınmadı hatta olaylar çığırından çıkana kadar seyirci kalındı.
Sonuç. Sonuç Pir Sultan Abdal şenliklerine katılmak için Sivas’a gelen yüreği sevgi dolu insanlar yakılarak öldürüldü. 2 otel görevlisi, 2 gösterici ile birlikte toplamda 37 insan hayatını kaybetti katliamda.
Yaşanan acılar dinmedi, dinmeyecek. Öfkemiz bitmedi, bitmeyecek. Kulaklarımızda çınlıyor hala davanın zaman aşımına girmesini “ milletimiz için, hayırlı olur inşallah “sözleriyle ifade eden başbakanın ses tonu. Gözlerimizin önünde, mecliste katliam sanıklarını savunan avukatlar. Ve hala bir çift lafı gür bir ses tonuyla söyleyemeyen devlet görevlileri. “Sivas Madımak Otelinde insanlık yakıldı. Sivas Madımak Otelinde insanlık suçu işlendi.”
Sivas Madımak Otelinde yaşanan katliamı, katliamın sanıklarını, sanıkları koruyanları, işlenen insanlık suçunu görmezden gelenleri ve bugün yüksek sesle katilleri, katillerin destekçilerini, katilleri koruyanları lanetlemeyenleri bir kez daha lanetliyoruz. Unutmadık, unutmayacağız. Ruhlarınız şad olsun güzel insanlar. Başın sağ olsun insanlık.
