Söylediklerinin üzerinden bir gün geçmeden farklı söylemlerde bulunan Recep Tayyip Erdoğan’ın kafası oldukça karışmış görülüyor. 31 Mart İstanbul seçimleri öncesinde adeta cumhurbaşkanı olduğunu unutarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı gibi seçim çalışması yapan, seçimlere itiraz ve iptal süreci içerisinde yine cumhurbaşkanı olduğunun farkında olmadan seçimin yenilenmesi için çaba harcayan ve YSK’nın seçimin yenilenmesi kararı sonrasında yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıymış gibi 39 ilçede miting düzenleyeceğim açıklaması yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün “ Bu sadece bir belediye başkanlık seçimidir” açıklamasıyla umutlanmıştık.
Neydi umutlandığımız konu? Namusu ve şerefi üzerine tarafsızlık yemini ederek göreve başlayan bir cumhurbaşkanının, adaylar arasında taraf olamayacağının, vatandaşlar arasında tercihlerinden dolayı ayırım yapamayacağının, millet iradesine saygı duymanın başta cumhurbaşkanının görevi olduğunun farkına vardığını düşünmeye başlamıştık. Bir cumhurbaşkanının adaylar arasında taraf olmasının, cumhurbaşkanının görev ve sorumluluklarıyla çeliştiğini, toplumu kutuplaştırdığını, ayrıştırdığını gördüğünü zannetmiştik. Açıklamaları bu yöndeydi. Önce 39 ilçede miting yapmayacağını açıkladı ardından yapılacak olan seçimin sadece büyükşehir belediye başkanlık seçimi olduğunu söyledi. Ancak yanılmışız, kaldığı yerden devam ediyor. Yine ayrıştırıcı dil kullanmaya, yine kutuplaştırmaya, yine gerginliğe koşar adım gidiyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu tavrı ile kendisinin ve sistemin sorgulanmasına neden olduğunu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlık seçimini kendisinin ve sistemin oylanması durumuna getirdiğini göremiyor. Kaybedeceği bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlık seçimi ile sistemin ve bulunduğu makamın meşruiyetini kaybedeceğini, erken seçimin kaçınılmaz olacağını anlayamıyor ya da anlamak istemiyor.
Peki, bu tavrı Binali Yıldırım’a seçim kazandırabilir mi? Asla, bu durum 31 Mart seçiminde görüldü. İstanbul halkı da, tüm toplum da ondan cumhurbaşkanı olarak görevini sürdürmesini, ettiği tarafsızlık yeminine sadık kalmasını bekliyor. Yaptığı hamlelerle sistemin de, kendisinin de sonu hazırlıyor. Bunu hep birlikte göreceğiz.
