Türkçede “ Yüzü kızarmak “ diye bir deyim vardır. Nerede, ne zaman, kimlerin yüzü kızarır ya da kimlerin yüzü kızarmalı uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Hani konuşurken yüzüme bak derler ya işte bu durumlar içindir. Konuşurken yüzünüze bakan insanların yalan söyleyemeyeceğini ya da yalan söylese bile yüzünün kızaracağını düşünürsünüz.
Peki, gerçekte öyle mi? Bir zamanlar öyleydi; ama son 17 yıldır öyle değil maalesef. Mesela yüksek yargı üyesi bir hâkim ya da savcı cumhurbaşkanının yanında esas duruşta beklerken; yargı bağımsızdır diyebiliyor. Ya da ABD Başkanı istedi diye tutuklu sanığı serbest bırakan mahkeme; yargı süreci işlemiştir, mahkemeler kimseden talimat almaz diyebiliyor. YSK göz göre göre kendi kararlarıyla çelişen kararlar alarak bir şehrin hatta bir ülkenin kaderiyle oynayabiliyor. Mali konularda hiçbir eğitim, birikim ya da deneyimi olmayan birisi ülkeye maliye bakanı olup çocukların bile ikna olmayacağı sözde ekonomik paketleri bir bir sıralayabiliyor. Ülkede asgari ücret açlık sınırının altındayken birileri çıkıp kişi başına düşen milli gelir oranı artmıştır diyebiliyor. Gazeteciler tutuklanır, gençler, kadınlar coplanır, adliye koridorlarında avukatlar yerlerde sürüklenirken demokrasimiz gelişiyor diyebiliyor birileri. Sıfır terörle teslim aldıkları bir ülkede binlerce şehit verildikten sonra terörün kökünü kazıyacağız diyebiliyorlar. Örnekleri uzatmak mümkün; çünkü saymakla bitmez.
Şimdi yine birisi çıkmış diyor ki; 2020 TBMM’nin açılışının yüzüncü yılı olacak. Türk İslam dünyası için TBMM açılışının yüzüncü yılı çok önemli. Bu sözü söyleyen kişi TBMM Başkanı Mustafa Şentop. Hem de milletin gözünün içine bakarak…
“Önümüzdeki yılın çok özel anlamı var “ demiş doğru da söylemiş. 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk başkanlığında ulusal kurtuluş mücadelesi veren, çağdaş, laik, demokratik bir ülkenin temellerini atan TBMM’den iradesini tek adama teslim eden TBMM… 100 yılda nereden nereye gelinmiş, kimler nasıl getirmiş. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk başkanlığındaki TBMM, Mustafa Şentop başkanlığındaki TBMM tek tek karşılaştırmak için bolca zamanımız var. Şimdiden hazırlığınızı yapın konuşanların gözlerinin içine baka baka dinlemek ,yazılanları satır satır okumak için ;bakalım rengi değişen olacak mı?
