Ben de sana aynı soruyu soruyorum çiftçi kardeş…

tarafından
253
Ben de sana aynı soruyu soruyorum çiftçi kardeş…

ESAM Konferansında konuşan çiftçi kardeşimiz dertli. Diyor ki; o dağa kar yağdı, şu dağa kar yağdı, bu dağa kar yağdı; bizim dağa da kar yağacağı belliydi. Şimdiye kadar neyi beklediniz? Şimdiye kadar neden sessiz kaldınız; cumhurbaşkanımızın dediği gibi “ Atı alan Üsküdar’ı geçti” konuşmaları dinleyen kimse yok, aldıran kimse yok, nerede hükümet yetkilileri? Konuşmanın zamanı geçti, şimdi eylem zamanı, sokağa çıkmanın zamanı.”

Çiftçi kardeşimiz Nihat Babaözlü konuşmasını tamamladığında, salonda büyük alkış kopuyor.  Konuyla ilgili ESAM nedir, ne tür çalışmalar yapıyor, şimdiye kadar ne yaptı, kuruluş amacı ne gibi ayrıntılara girmeyeceğim, sadece çiftçi kardeşimizin sorularına, soruyla cevap vereceğim. ( ESAM, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, bu kuruluşun söylemleri de çiftçi kardeş ile örtüşüyor onun için)

Bak güzel kardeşim, ne de güzel anlatıyorsun. Ben hayatımda ilk defa otele geliyorum, hayatımda ilk defa böyle bir toplantıya katılıyorum. Ben çiftçiyim, erken yatar, erken kalkarım işime gücüme bakarım; şimdi erken yatamıyorum, televizyon kanallarında haber bültenlerini izliyorum, açık oturumları seyrediyorum. Neden bu kadar beklenildi, bu tepkiler bir iki yıl önce ortaya konmalıydı diyorsun. Çiftçi bitiriliyor, insanlarımızın sağlığı söz konusu. İnsanlarımızın sağlıklı yaşamı tehdit altında diyorsun…

Şimdi ben de sana soruyorum çiftçi kardeş.  Sen insanlar sokağa çıkmadı mı sanıyorsun? Sen bütün insanların senin gibi akşam erkenden yatıp, sabah erkenden kalkarak işine gücüne baktığını mı sanıyorsun( Tuzu kuru)?  Sen AKP yeni mi iktidara geldi sanıyorsun?  Günaydın, günaydın be çiftçi kardeş…

Sen bugün kahramanlık öyküleri anlatılan orduna kumpaslar kurulurken neredeydin? Sen parasız eğitim isteyen öğrenciler yaka paça tutuklanarak cezaevlerine atılırken neredeydin? Sen gencecik çocuklarımız sokak ortasında linç edilerek, kurşunlanarak öldürüldüğünde sayın cumhurbaşkanı” Polisimiz destan yazıyor “ derken neredeydin? Sen özgür, özerk üniversiteler istiyoruz diyen bilim adamları FETÖ’cü olarak tutuklanırken neredeydin? Sen doktorlar, mühendisler,hukukçular ,özgür, demokratik Türkiye istiyoruz dedikleri  için coplanırken, görevlerinden el çektirilirken neredeydin? Sen gerçekleri yazan gazeteciler, yazarlar, gerçekleri dile getiren sendikacılar, meslek odaları temsilcileri bir bir tutuklanırken neredeydin? Sen milletvekilleri , senin vekillerin tutuklanırken neredeydin?

Gelelim şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusuna. Çiftçi kardeş özelleştirmeler yeni başlamadı biliyorsun değil mi? Hatırlıyor musun hani Ankara’nın göbeğine çadırlar kurmuştu TEKEL işçisi. Sen neredeydin o zaman? Gırtlakları yırtılırcasına bağırıyorlardı”  Susma, sustukça sıra sana gelecek!” diye. Muhtemelen o zaman sen, senin de söylediğin gibi erken yatıp erken kalkarak işine bakıyordun; yani dünya umurunda değildi.

Şimdi senin ekmeğinle oynanıyor ve sen haklı olarak “Nasıl bu hale geldik ?” diyorsun. Sen erkenden yatıp, sadece kendi toprağınla ilgilendiğin için be çiftçi kardeşim.  Sen susup dinlediğin için sıra sana geldi be çiftçi kardeşim.  Büyük şairin dediği gibi “Demeğe de dilim varmıyor ama kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!”

Ama yine de haklısın; susup oturmak olmaz.   Var gücünle ekmeğine sahip çıkmanın  zamanıdır. Kimseyi beklemeden, yanında ,ardında kim var bakmadan. Biz mi ? Biz zaten kendimizi bildik bileli  aynı şeyi yapıyoruz; yanınızdayız merak etmeyin.