İstikrar Sürsün Türkiye Büyüsün (!)

tarafından
270

Seçim propagandalarının başlamasıyla birlikte, ilginç görüntüler ortaya çıkmaya başladı. Bazen öylesine komik ve saçma görüntüler ile karşılaşıyoruz ki; kızmaktan vazgeçip, gülmeye başlıyoruz.

Örneğin AKP’nin giydirilmiş araç diye tabir edilen araçları; kentimiz Adana’nın önemli kavşaklarında, şehrin giriş-çıkışlarında, belirli süreler park edilmiş halde bekletiliyor. Bakıyorsunuz aracın üzerindeki yazıya; İstikrar Sürsün Türkiye Büyüsün… Güler misiniz, ağlar mısınız? Hangi istikrar? Hangi büyüme?  TUİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu)açıkladığı son resmi rakamlara göre, Adana işsizlikte;  % 26.5 ile birinci sırada… AKP istikrar diye; kapanan fabrikalardan, büyüme diye; işsiz sayısından bahsediyorsa doğru tespit…

Evet, AKP iktidarı döneminde Adana’ da fabrikalar istikrarlı şekilde kapandı, işsizlik hızla büyüdü…  Birde bazı araçların üzerinde; yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir, yazısı var. Hadi gel de gülme.  Benim şehrimi işsizlikte birinci sıraya çıkartıp sonra da yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir, diyerek oy isteyeceksiniz? Bu yapılan, halk ile dalga geçmek değil de nedir? Aynı şey İstanbul için de geçerli. Neredeyse 9 yıldır trafik sorununu dahi çözememiş başbakan, çıkıyor İstanbul halkının karşısına yüzlerce yıldır bilinen, düşünülen ancak hayata geçirilemeyen projeyi gerçekleştireceğini iddia ediyor. Oysa başbakanın ani yağışlarda taşan dereler için aldığı önlem yok…

Dalga geçilen şehirler sadece Adana ya da İstanbul mu? Hayır, tüm Türkiye için durum aynı; 9 yıllık AKP iktidarı döneminde, işsiz sayısı yaklaşık %50 artacak, dış borç; %  125 artacak, cari açık; % 402 artacak,  yıllık büyüme hızı ; % 14 düşecek sonra da “ yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir “ diyerek oy isteyeceksiniz… Bu halk da size oy verecek(!) Hiç sanmıyorum. Bence başbakan, bu halkı çok fazla hafife alıyor. Yarattığı yandaş basının anketlerine, kalemşorlarına fazlaca inanmaya başlamış… Ben AKP’nin, anketlerde gösterildiği kadar oy alacağına asla inanmıyorum.  Benim halkım; bu kadar duyarsız, bu kadar umursamaz olamaz. Ülkemde açlıktan ölen çocukları görmezden gelemez, hiçbir hukuka sığmayan yöntemler ile insanların cezaevlerine atılmasına seyirci kalamaz. Gazetecilerin tutuklanmasına, yazılmamış kitapların toplatılmasına seyirci kalamaz…. Bu halk sessizce seyrediyorsa beklediği bir şey vardır. Ve bence beklediği şey; 12 Haziran Seçimleridir. Gözlerinin içine bakarak yalan söyleyenlere, hayal tacirliği yapanlara vereceği dersi, 12 Haziranda hep birlikte göreceğiz… Ben inanıyorum;gün gelecek devran dönecek, birileri bu halka hesap verecek…

Ulus Gazetesi  9.5 .2011