AKP’nin giden hafta açıkladığı “Türkiye Hazır Hedef 2023 ” adlı seçim bildirgesini ”FİYASKO “ olarak tanımlamıştım. Çünkü Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan seçim bildirgesinde, ülkenin temel sorunlarının çözümü konusunda, somut olarak ortaya konan hiçbir proje yoktu. Bunun doğal sonucu olarak da kamuoyunda büyük hayal kırıklığı oluştu. Durumun farkına varan AKP yönetimi ve Başbakan Erdoğan kamuoyunda oluşan olumsuz havayı dağıtmak için ani bir manevra ile gündemi değiştirmeye çalıştı. Ana muhalefet ve muhalefet partilerinin milletvekili adayları hakkında ağır suçlamalarda bulundu. Gündemi değiştirmek adına yaptığı bu çıkış ile başarılı da oldu. Başbakanın ani çıkışı sonrasında kamuoyu; seçim bildirgesini incelemek, sorgulamak yerine ana muhalefet partisi ile muhalefet partilerinin milletvekili adayları hakkında tartışmalara başladı. Ancak bu tartışmalar kısa sürede son buldu. Çünkü milletvekili adaylarının, adaylık koşulları; yasa ile açık bir şekilde belirlenmiştir. Bu süreçte de, başarısız olan AKP; bu kez kamuoyunun dikkatini “ çılgın proje” adı verdikleri projenin açıklanması sürecine yoğunlaştırdı. Ve nihayet “çılgın proje “açıklandı
AKP tarafından yere göğe sığdırılamayan projenin, aslında Osmanlı projesi olduğunu biliyoruz. İlk defa Kanuni Sultan Süleyman tarafından ele alınan projenin, fizibilite çalışmaları Mimar Sinan tarafından yapılmış ancak hayata geçirilememiştir. Daha sonra Sultan III. Murad tarafından 1591 yılında yeniden gündeme alınan proje, sırasıyla Sultan IV. Mehmed, Sultan III. Mustafa, Sultan II. Mahmud, Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz dönemlerinde de gündeme getirilerek üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca 17 yıl önce, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit tarafından da projenin gündeme getirildiği biliniyor. Kısaca özetlemek gerekirse; AKP’nin “çılgın proje” olarak adlandırdığı projenin yüzyıllara varan bir geçmişi oldu gibi yakın zamanlarda da gündeme geldiği bilinen bir gerçektir. Öncelikle konunun bu yönünü değerlendirdikten sonra; Marmara’dan Karadeniz’e ,kanal açılması ne kadar acil ve gereklidir diye düşünmek gerekiyor. İstanbul’un acil çözülmesi gereken sorunlarının başında; ulaşım ve deprem geldiğini dünya âlem bilirken; yaklaşık 9 yıllık iktidarı süresince ulaşım ve deprem sorunu hakkında çözüm üretemeyen AKP’nin “çılgın proje” adını verdiği, geçmişi yüzyıllara dayanan projeyi hayata geçirebileceğini düşünmek ne kadar gerçekçi tartışılır…
Gelelim bu konun yani ;AKP’nin “çılgın proje” adını verdiği projenin ne kadar kabul edilebilir olduğuna… Seçim sonuçları sonrasında iktidara gelecek partinin 4 yıllığına ülkeyi yönetmesi söz konusu olduğuna göre; AKP’nin tek başına iktidara gelmesi halinde dahi başbakan Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık süresinin büyük çoğunluğunun bu projenin etüt çalışmasında tükeneceği aşikârdır. Bu süre sonunda ortaya çıkacak etüt sonuçları ne olacaktır bilinmeden, bu günden seçim vaadi olarak halkın önüne konulması tam bir hayal tacirliğidir.
Türkiye’nin acil çözülmesi gereken sorunları varken uzun soluklu, ne olacağı bilinmeyen projelerle halkın önüne gelmek, halk ile alay etmektir. AKP bilmelidir ki; açlık, işsizlik, eğitim, sağlık ve deprem gibi sorunların çözümleri için projeler bekleyen halka, umut tacirliği yapmaya çalışmanın sonu hüsranla bitecektir… Daha birkaç gün öncesinde yüreklerimize ateş düştü. AKP tarafından her alanda 21. Yüzyıl ülkesi olarak anlatılan rüya ülkemde (!) Kübra adlı bir bebeğin açlıktan öldüğünü duyduk. Borçlarını ödemek için böbreğini satılığa çıkaran çiftçiyi, gazetelerde okuduk… Ve dershane borcu yüzünden annesinin cezaevine girmesini kabul edemeyerek intihar eden gencimizin, annesinin çığlıkları hala kulaklarımızda çınlarken, başbakanın açıkladığı “çılgın projenin” kabul edilebilir tarafı yoktur. İnanıyorum ki; ülkenin gerçek ve acil sorunlarının çözülmesinden uzak projeler ile halkın karşısına çıkan AKP ve Başbakan Tayyip Erdoğan için, bu halkın söyleyeceği tek şey; çelik’in şarkında olduğu gibi” güle güle sana güle güle” demek olacaktır… Güle güle Başbakan, güle güle sana… Bir daha sen zor gelirsin, o başbakanlığa…
Not: Bartın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mete Gündoğan da, ‘Çılgın Proje’ fikrini 1 yıl önce yazdığı kitabında işlediğini ve kitabının imzalı kopyasını Başbakan Erdoğan’a gönderdiğini basına açıkladı.
Ulus Gazetesi 2.5.2011
