Yasakların kaldırılması vaadiyle iktidara gelen AKP’den her tür yasaklama gördük de böyle bir şeyi görmemiştik.

Hani çeşitli iddialarla gerekçesiz tutuklamalar, görevden almalar, kayyım atamaları, siyasi yasaklar neyse de yahu alıp cezaevine atılan, yüzlerce yıllık ceza istemleriyle yargılanan insanların mahkemelerde kendisini savunmasını engellemek de ne oluyor? Bir şeyin yasaklanabilmesi için o şeyin suç olması ya da suça teşvik olması gerekir, savunma ne zamandan beri suç oldu da yasaklanıyor?
Sadece bu karar dahi açılan bu davaların hukuki değil, siyasi olduğunu ortaya koyuyor. Savunma hakkı kutsaldır. Savunma hakkı tartışmasız bir haktır. Arsıza, hırsıza, katile, teröriste sağlanan savunma hakkını ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayına yasaklayamazsın, yasaklarsan bu halk bunun hesabını sorar.
Ekrem İmamoğlu’ndan bahsediyorum. Gerek Ekrem İmamoğlu gerekse Özgür Özel İBB davaları başlamadan “ Bu davalar televizyonlardan naklen yayınlansın” diye defalarca çağrı yaptılar. Yanardöner Bahçeli önce yayınlansın diye çıkış yaptı ardından hemen sözlerini unuttu. Ekrem İmamoğlu yüzlerce yıllık cezalarla yargılandığı mahkemede savunma yapamayınca savunmasını; yani mahkemeye sunacak olduğu savunmasını kitap olarak hazırlattı suçlu ya da suçsuzluğuma millet karar versin dedi.
Sonuç kitabın basıldığı matbaaya baskın yapılarak kitaplar toplatıldı ve başka bir matbaada basılmasın diye yasak kondu. Bu kitabın içeriğinde suç olsa mahkemeye sunulmak istenir mi? Mahkeme savunmayı süre ve zamanla kısıtlamasaydı bu kitap yazılır mıydı?
Yazık gerçekten yazık çok vebal alınıyor. Hep birlikte göreceğiz bu veballer çökertecek cumhur ittifakını, ilk genel seçimde bozguna uğrayacaklar. Trump da kurtaramayacak onları bu halkın elinden. Her şey o sandık halkın önüne gelene kadar. Eninde, sonunda gelecek.

