Ülkede anayasal olmayan, yasalara uymayan, adil ve adaletli yürütülmeyen ya da yürütülemeyen bir seçim süreci yaşandı. 2023 seçimleri bireylerin hür idaresiyle tercihte bulunmasının büyük oranda engellendiği, sonucu ülkede yaşamayan vatandaşlar ile vatandaşlık alan yabancıların belirlediği bir seçim olarak tarihe geçti.

Bu gerçeği görmeden yapılacak hiçbir değerlendirme akılcı olmaz. Öncelikle bilinmesi, açıklık kazandırılması gereken konular bunlar…
Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonuçlardan son derece memnun; çünkü kendilerinin dahi beklemediği bir seçim sonucu ile durumlarını korudular. Millet İttifakı için ise durum hiç de memnun edici değil.
Millet İttifakını oluşturan partiler kaynıyor, daha doğrusu ittifakın önderi Cumhuriyet Halk Partisi kaynıyorken diğerleri halinden memnun gibi görülüyor. Seçim sonuçlarına katkısı beklenenden çok düşük olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin olağan kurultayında yaptığı konuşmada kendi partisinin kurucular kurulu üyelerinden tutun da milletvekillerine, genel başkan yardımcılarına kadar verdi veriştirdi. Kendi öz eleştirisini yapıyormuş gibi görünerek kendi partilisini ve siyaseten bulunduğu yeri borçlu olduğu ana muhalefet partisini suçladı. Hamaset kokan sözlerinde, aynı zamanda azar, aynı zamanda tehdit, aynı zamanda meydan okuma vardı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Millet İttifakı’nın desteğine rağmen bulunduğu yer ortada olan birisi için partilisine ve ittifaka meydan okuyan bir Meral Akşener acaba “ Cumhur İttifakına mı “ göz kırpıyor sorusunu akla getirdi.
CHP listelerinden seçime girerek aldıkları oyların analarının ak sütü gibi helal olduğunu açıklayan Ali Babacan’ın bizim göremediğimiz, anlayamadığımız bir seçim başarısı mı var doğrusu bilemedik. Temel Karamollaoğlu’nun açıkladığı oy oranlarını çözmek için sosyolog mu olmak gerekiyor yoksa siyaset uzmanı mı veya işkembeden sallamak mı gerekiyor anlamadık nereden buldu o oranları bir türlü çözemiyoruz. Davutoğlu ise şimdilik sessiz…
Anlayacağınız derdin büyüğü CHP’de. Çünkü CHP ülkesinin derdini dert edinmişti. Çünkü CHP halkın sorunlarını sorun edinmişti. Seçimlere hazırlanırken koltuk hesabı, milletvekili sayısı hesabı vs yapmadı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve partisinin tek hesabı, tek beklentisi ülkenin ucube sistemden kurtulması, çoğulcu parlamenter sisteme yeniden dönülmesi, hak ve özgürlüklerin yeniden kazanılmasıydı. Olmadı, bunu başaramadı. Böylesine büyük hedefleri olan bir partide hedeflerine ulaşılamamış olmak elbette bir takım çalkantılara, bir takım beklentilere sebep olacaktır. Ancak konu partinin ilgili kurullarında görüşülecek, tartışılacak, sağlıklı bir sonuca ulaşılacaktır bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Yandaş, yalaka medya, satılmış kalemler CHP büyük bir bunalımın eşiğindeymiş, bölünmenin, parçalanmanın arifesindeymiş gibi bir hava yaratmaya çalışırken gerçek amaçlarının nihai hedeflerine ulaşabilmek adına karşılarında çelikten bir duvar ören CHP’yi yıpratmak , mücadele edemez duruma düşürmek olduğunu gözler önüne seriyorlar.
CHP’de yarış olabilir. CHP’de kişiler çeşitli yerlere aday olabilir, buna genel başkanlık da dâhil; ama bu nedenlerle CHP’de bölünme, parçalanma vs olmaz. Süreç olması gerektiği şekilde tamamlanır ve yola devam edilir. Süreci ,gerçekte belirgin bir tabanı olmayan oradan buradan oy tırtıklamaya çalışan partiler, kendisini dev aynasında gören genel başkanlar düşünsün.
