Öncelikle belirtmek isterim ki dağılan “ Millet ittifakı etrafında büyüyen umutlar değil, Meral Akşener olur. Millet ittifakı hiçbir şekilde güç kaybetmez tam tersine güç kazanır.

Bir gün önce ortak aday belirleme konusundaki mutabakata imza atıp, bir gün sonra beş genel başkanın ortak kararına dayatma diyerek, kendisi başka iki adayın ismini diğer beş genel başkana dayatmaya kalkması komik olmuştur.
Her ne kadar süslü laflarla, hamaset söylemlerle millet ittifakından ayrılma nedenlerini açıklamaya çalışmışsa da becerememiş, saçma sapan gerekçeler sıraladığı gibi CHP’li iki belediye başkanına çağrıda bulunarak aday olmalarını istemesiyle de sadece siyasi nezaketsizlik değil, siyasi terbiyesizlik yapmıştır. Kendisini ne sanıyor ki CHP’li belediye başkanlarına çağrıda bulunabiliyor. Her iki belediye başkanı da defalarca açıklamalar yaptılar. Bizim adayımız Genel Başkanımızdır, Kemal Kılıçdaroğlu’dur diye. Yapmış olduğu çağrı art niyetlidir, çirkindir, terbiyesizcedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse kendisine hiçbir zaman güvenmedim. Nedenine gelince kendisinin Tansu Çiller’in başbakanlığı döneminde, Tansu Çiller’in kocası Özer Uçuran Çiller’in elini öperken ki fotoğraflar, kamera görüntüleri hep gözümün önüne gelmiştir. Bakan olmak için başbakan’ın kocasının elini gazetecilerin, televizyoncuların önünde öpen birisine ne kadar güvenilebilir?
Bu karakterde birisi, eski genel başkanı gibi gidip de Recep Tayyip Erdoğan’a koltuk değneği olmaya da kalkar ki buna da hiç şaşırmam. Ancak İYİ parti seçmeni asla arkasında durmaz ve sonu Devlet Bahçeli’den daha kötü olur.
Millet ittifakı kararlı bir şekilde daha da büyüyerek yoluna devam edecek baştan itibaren belirledikleri yol haritasını kazasız bir şekilde tamamlayacaktır. Milletin istediği tek şey vardır, o da bu ucube sistemden kurtulmak yeniden güçlendirilmiş parlamenter sistem ile refah bir ülkeye kavuşmak. Bu gücü, bu iradeyi beş genel başkan gibi halk da Kemal Kılıçdaroğlu’nda görüyor.

