Milletten kaçılmaz

tarafından
769

Muhalefet partilerinin erken seçim çağrısından sonra panikleyen Cumhur İttifakı aslında yolun sonuna geldiğinin farkında.  İpe sapa gelmez gerekçelerle, abuk subuk ifadelerle durumu idare etmek istemelerinin nedeni bu.

Ortada bir gerçek var “Ülke yönetilemiyor”. Siyasi iktidar toplumsal desteğini tamamen kaybetmiş durumda. Böyle bir durumda “Erken seçime ne gerek var “ diyen iktidarın korkusu, olası bir erken seçimde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal, siyasal sorunların gerekçelerini topluma açıklayamayacak olması, bunun sonucunda da seçimle birlikte hezimet yaşayacak olduğunu bilmesidir.

Evet, AKP/ MHP ortaklığı ülkeyi tam bir bunalıma sürüklemiş, toplum adeta mutsuz, umutsuz insanlar topluluğuna dönüşmüştür. Seçimle işbaşına gelen yerel yöneticiler yasa ve anayasa yok sayılarak görevlerinden alındığı gibi henüz mahkeme kararları olmadan toplum önünde suçlu ilan edilmiş, demokratik hak ve özgürlükler hiçe sayılmıştır.

İnsanlar iş bulamıyor, çalışanlar geçinemiyor ve en kötüsü de toplum gelecek ile ilgili hiçbir umut taşımıyor. AKP/ MHP ortaklığı insanların umutlarını da yok etmiş durumdadır. Adli suçlarda patlama yaşanmakta, kadın/ çocuk taciz ve cinayetleri cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesinde seyretmektedir. Açlık intiharları artık birkaç cümle ile televizyonlarda, birkaç satır yazıyla gazetelerde yer almaya başlamıştır.

Böyle bir durumda seçimden kaçmak halka hesap vermekten kaçmak demektir. AKP / MHP ortaklığı bu durumu çok iyi biliyor, biliyor; ama hesap verememek, hesap vermekten kaçmaktan daha kötüdür diyerek erken seçimi ülke gündeminden kaldırmak istiyor.

Peki, sonuç ne olacak? Türkiye yeni bir erken seçim yaşayacak mı? Yaşayacak, yaşamalı. Toplumsal huzur için bu gereklidir. AKP/ MHP ortaklığı süreci uzatmaya çalıştıkça kan kaybettiğini görmeli, toplumu daha fazla germeden sandığı milletin önüne koymalıdır.