Hepiniz iç içe, yan yanaydınız
Beş günlük ABD ziyaretinin ardından yurda dönen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her zamanki gibi kendine has üslubu ile dikkat çekici açıklamalar yaptı. Brookings Enstitüsü’nde verdiği konferans öncesi yaşadığı protesto nedeniyle oldukça gergin olduğu gözlenen Erdoğan’ın protestocularla ilgili iddiaları ise inandırıcı bulunmadı.
Ülke kamuoyu olarak kendisi gibi düşünmeyen, söylediklerini onaylamayan herkesin bir olduğu, aynı merkezden yönetilip yönlendirildiği iddialarına alışığız; ancak uluslararası kamuoyu bu tür açıklamaları anlamsız ve gereksiz görüyor. Çoğu zaman da esprilere konu ediyor; Alman mizah programında olduğu gibi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuk olarak bulunduğu bir ülkede kullandığı bu dil aslında büyük bir nezaketsizlik örneğidir. Kendisini protesto eden bir grup insanı terörist ilan ederek , aslında ev sahibi ülkeyi teröristleri koruyan ülke ilan ettiğinin farkında değil. Ev sahibi ülkenin, bu tür bir davranışı hoş görmesini” demokratik anlayışın gelişmiş olması” olarak açıklamak en doğrusu olacaktır.
Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde kendi ülkesinin gazetecilerini de suçlamaya başlayan Recep Tayyip Erdoğan ciddiyetini iyice kaybediyor. Obama ile ilgili ” gıyabımda konuşmuş üzüldüm” demesiyle ciddiyetten tamamen kopuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan uluslararası ilişkileri iç siyasete malzeme yapmaya çalıştıkça prestij kaybediyor. Yaptığı açıklamaların devlet adamı ciddiyetiyle uyuşması gerektiğini birileri ona anlatmalı.
