Kimse kusura bakmasın ; ama Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı veren mahkemenin ardından görevi kabul eden başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere , bu görevleri kabul edenleri destekleyenler, arkasında duranlar ki burada saf seçmen kitlesini ayırıyorum ya hukuk bilmiyorlar ya gerçek demokrat değiller ya da bugüne kadar savunduğu değerleri inkar eden insanlardır.

Bu arkadaşların , bugüne kadar bölge istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararının hukuki ya da hukuka aykırı olduğu konusunda görüş belirttiklerini duymadım. Eğer hukukidir derlerse zaten onlar için artık söylenecek söz yoktur. Hukuki değil;ama … derlerse onlar daha da kötü. Ne yaptıklarının , nasıl bir yanlışın içinde olduklarını bilerek fırsatçılık yapıyorlar demektir.
Gelelim şimdi mutlak butlan konusuna , mutlak butlan nedir, asliye hukuk mahkemesinin ya da bölge istinaf mahkemesinin bu konuda ; yani CHP’nin 38. kurultayı ile ilgi karar verme konusunda yetkisi var mı , görev alanına giriyor mu?
Mutlak butlan hukuken esastan geçersizdir ; yani yok hükmündedir anlamındadır. Asliye hukuk mahkemeleri ya da bölge istinaf mahkemelerinin karar verme yetkisi var elbette ;ama vereceği tek karar görevsizlik kararıdır.
Çünkü 2820 Sayılı Siyasi Partiler kanunu bu yetkiyi tartışmasız şekilde ilçe seçim kuruluna vermiştir. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 21’inci maddesinde siyasi partilerin büyük kongrelerinin veya il kongrelerinin nasıl yapılacağı ayrıntılarıyla anlatılır ve anılan maddenin 10’uncu fıkrasında da bu kongrelerde seçimlere yapılacak itirazların yapılma ve karar verme usûlü de açıkça belirtilir.
İşte bu nedenle ; yani Siyasi Partiler Kanununun 21’inci maddesinin hükümlerine aykırı olarak asliye hukuk mahkemesinde dava açılması mümkün değildir, açıkça hukuka aykırıdır. ” itiraz eden olursa cevap yazabilir”
Aynı şekilde İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 38’inci Olağan İstanbul İl Kongresinde seçilen ve Sarıyer Birinci İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 11 Ekim 2023 tarihli kararında yer alan İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyeleri ile İl Disiplin Kurulu asıl ve yedek üyelerinin tedbiren bu görevlerden uzaklaştırılmalarına ve Gürsel Tekin dahil beş kişiden oluşan bir “geçici kurul”un tedbiren Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul il başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu yetkilerini kullanmak üzere görevlendirilmelerine karar verilmesi de açıkça siyasi partiler kanununa aykırıdır.
Şimdi uzun yıllardır ” Hak ,Hukuk, Adalet ” diyen özgürlükçü , çağdaş , laik demokratik hukuk devletini savunan birisi bugün yetkisiz bir mahkemenin açıkça yasaya aykırı kararıyla nasıl genel başkanlık koltuğuna oturur, bu kişi nasıl savunulur, nasıl arkasından gidilir herkes vicdanına bir sorsun.
Not; CHP’nin 38.kurultayına da 39.kurultayına da süresinde seçim kurullarına itiraz edildi ; ancak reddedildi. Yani kesinleşti. Kesinleşen bir konu yeniden ve başka bir mahkemede de görüşülemez bu da ayrı bir hukuka aykırılık.

