Siyaset bilimine göre devlet;sınırları belirlenmiş bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanlardan oluşan bir toplumu, düzen içerisinde yönetmek amacıyla, kurallar ve yasalar koyma erkine sahip, kurumlar aracılığıyla otorite kullanan siyasal bir örgüttür. Devletin görevi ise “Bir ulusun sahip olduğu ve coğrafi sınırları belirli ülke toprakları üzerinde; yasama, yürütme ve yargı işlemlerini yerine getiren, toplum düzenini sağlayan, yasal emretme gücüne sahip hukuki bir varlıktır.

Devlet türleri ise egemenliğin kaynağına göre Monarşik devlet, Oligarşik Devlet , Demokratik devlet, egemenliğin kullanılışına göre devlet şekilleri ;Teokrasi ve Laik devlet, yapısına göre Üniter, Federal, Konfederal, yönetim biçimine göre ise Cumhuriyet ve Monarşidir.
Şimdi konumuzu biraz daha açalım.
Monarşik devlet ; Egemenlik tek kişidedir (kral, padişah, imparator). Yönetim genellikle kalıtsaldır “Aileden” . Halkın yönetime katılımı sınırlıdır.
Aristokratik devlet; Egemenlik, soylu / seçkin bir zümrenin elindedir. Yönetim belli aileler veya sınıflar tarafından yürütülür. Halk yönetimde söz sahibi değildir.” Osmanlı Devleti, Suudi Arabistan”
Teokratik devlet; Devlet yönetimi dini kurallara dayanır. Egemenliğin kaynağı Tanrı / ilahi güç olarak kabul edilir. Din adamları yönetime hâkimdir.” İran” .
Laik devlet ; Devlet işleri ile din işleri birbirinden ayrıdır. Devlet, tüm dinlere karşı tarafsızdır. Hukuk kuralları dini değil, beşerîdir. ” Türkiye, Fransa ”
Demokratik devlet ; Egemenlik millete aittir. Halk, yöneticileri seçimle belirler. Temel hak ve özgürlükler güvence altındadır.” Türkiye ,Almanya”
Bu tanımlara göre geldik ülkemizin devlet yapısının ne olduğunu düşünmeye? Anayasamızın birinci maddesi devleti ” Cumhuriyet ” olarak, ikinci maddesi ise “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”şeklinde tanımlar.
Görüleceği üzere kısaca açıklamaya çalıştığım devlet nedir, devletin görevleri nelerdir, devlet türleri hangileridir tanımları içerisinde en ideali Türkiye Cumhuriyeti Devletidir; yani ” Laik Demokratik devlettir.
“Din ve devlet işleri bir birinden ayrı, tüm dinlere karşı tarafsız,hukuk kuralları dini göre değil beşeridir. Egemenlik millete aittir seçimler esastır”
Buradaki yazının amacı siyaset bilimi dersleri vermek değil, bir tarihsel gerçeği gözler önüne sermektir.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucuları ; yani Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile toplum bundan 103 yıl önce ” Bir asrı geçmiş” bir toplumun sahip olabileceği en iyi , en güzel devlet yapısının temellerini atmışlar.
Oysa bugüne bakar mısınız? Adliye koridorlarında şeriat isteriz, kahrolsun laiklik gibi sloganlar atılıyor, İzmir gibi bir şehirde cemaat şeyhleri toplu tövbe törenleri düzenliyor, devlet bürokrasisinde cemaat ,tarikat örgütlenmelerinden bahsediliyor, yargı da, polis de, asker de cemaat, tarikat yapılanmalarından söz ediliyor.
Yasalar,anayasa bizzat devletin kurumları tarafından yok sayılıyor. Hukuk adeta işlerliğini yitirmiş durumda . Anayasanın aykırı kararlarına rağmen insanlar cezaevlerinde tutuluyor. Bugün seçim olsa iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayı, belediye başkanları, meclis üyeleri, belediye bürokratları tutuklu. İnfaz yasası ile ne kadar arsız, ahlaksız, hırsız ,katil varsa neredeyse hepsi serbest bırakıldı; ama yeterli delil olmadan ana muhalefet partisi CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, belediye başkanları, meclis üyeleri , belediye bürokratları, üstelik aralarında ölümcül hastalıklarla mücadele eden kişiler varken bu insanlar hala cezaevlerinde . Nerede kaldı anayasanın 1 ve 2. maddesi?
Ne yazık ki uygulamalar ile 103 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tanımı, yapısı , görevleri uyuşmuyor. Bu devletin kurucu ayarlarına dönmesi için mutlak ve acil erken seçim yapılması gerekiyor. Çünkü cumhuriyet değerleri her gün biraz daha aşındırılıyor. Devlet yapısı her gün biraz daha yozlaştırılıyor. Yasa ,anayasa tanımazlık örneklerine neredeyse her gün yenileri ekleniyor.
