Yargı eliyle siyasi operasyonlar hız kesmeden hatta artarak devam ediyor. Türkiye’de hiçbir zaman, buna darbe dönemleri de dahil olmak üzere hukuk tanımazlık, yasa tanımazlık, anayasayı hiçe saymak bu denli sıradanlaşmadı. Göz göre göre yasalara , hukuka , anayasa aykırı kararlar devletin ve halkın güvencesi olan yargı tarafından alınıyor, devletin kolluk kuvvetleri tarafından uygulanıyor.

Bunun adı karşı devrim hareketidir. Bugün eğer savcılar bütün olup bitene sessiz kalıyorsa , meslektaşlarının yasa dışı operasyonlarına , yargının anayasaya aykırı kararlarına seyirci kalıyorsa nerede kaldı isimlerinin başındaki “Cumhuriyet Savcısı” ünvanının anlamı , önemi?
Bugün Cumhuriyet Halk Partisinin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu bir türlü ispatlanamayan iddialarla tutuklu.Ve bu insan adalet bakanı hatta cumhurbaşkanı tarafından hukukun evrensel ilkelerine aykırı şekilde suçlu ilan edildiler ;yandaş iftiracı basın da sanki iddialar ispatlanmış, yargı kararları kesinleşmiş gibi hep bir ağızdan aynı şeyleri haykırmaya başladılar. Ne operasyonu yapan savcılardan , ne tutuklu yargılanmalarına karar veren hakimlerden hiçbirinden itiraz eden, ses çıkaran olmadı. Oysa bunu ilk dile getiren onlar , sonra da yargıtay başsavcısı , HSK ve adalet bakanı olmalıydı.
Bakın Anayasa madde 83/ 4 “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” diyor. Bakın bizim de altında imzamız olan AHİS yani Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 6/ 3 Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” diyor. Aylardır CHP’li belediyelere operasyonlar yapılıyor belediye başkanlarına , bürokratlarına gözaltılar oluyor, tutuklamalar oluyor. Bütün bunların yasalara, anayasaya , hukuka ve vicdanlara aykırı olması bir tarafa bugüne kadar kesinleşmiş bir cezası olan; yani Anayasa’ya , Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre suçludur diyebileceğimiz bir tek kişi var mı? Hayır,yok!
Peki , nasıl oluyor bu? Nasıl oluyor da bu ülkenin savcıları, HSK, adalet bakanı, cumhurbaşkanı Anayasanın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ” Bu insanlar masumdur” demesine rağmen kamuoyuna karşı suçlu ilan ediyorlar ve yandaş basın tarafından sürekli bu yönlendirme yapılmaya çalışılıyor?
Hadi siyasi iktidarı anladık 24 senedir ne yaptıklarını ,ne yapmaya çalıştıklarını biliyoruz. Bunlara payanda olan , çanak tutan , amaçlarına hizmet eden sözde cumhuriyetçi, sözde Atatürkçü , sözde devrimci, sözde demokrat , sözde milliyetçi insanlara ne oluyor? Tarihsel olarak cumhuriyet düşmanlarına aparat olan hainler damgası yiyeceklerini ,bu utanca kendileri razı olsa bile çocuklarının , torunlarının razı olmayacağını , onlar adına nesiller boyu utanç duyacaklarını bilmiyorlar mı? Bu insanlar daha ne kadar alçalabilir?
Bu toplum artık her şeyin farkında , muhalefet yapıyormuş gibi iktidara çanak tutanları çok iyi tanıdı. Mevcut iktidarın yoksullaştırdığı,açlığa mahkum ettiği, anayasal haklarını gasp ettiği, söz söyleme , hak arama , seçme ve seçilme özgürlüğüne göz diktiği, canıyla kanıyla kurduğu cumhuriyeti hedef aldığı , bunun için de cumhuriyetin son kalesi CHP ve CHP’lilere saldırdığını çok iyi biliyor.
Hiç kimse bu mücadelenin sonunu merak etmesin sadece mücadele edenlere elinden geldiğince destek olsun; kazanan halk olacak. Kazanan cumhuriyet devrimleri olacak. Kazanan Özgür Özel liderliğinde toplum olacak .
Koltuk uğruna felsefesine ,ideolojisine , cumhuriyet devrimlerine ihanet edenler tarihe hain olarak geçecekler en başta da Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi. Adlarının geçtiği her yerde nefretle anılacaklar, belki de en ağır küfürler edilecek, çocukları,torunları utanacak ihanetlerinden.

